Milliyet Ege’den 90+3 Göztepe

Milliyet Ege'nin usta kalemleri, haftalık analizleri ve yorumları ile İzmir takımlarını değerlendiriyor...

Milliyet Ege’nin usta kalemlerinden Göztepe analizi.

Bülent Buda: Oyun alanında işler doğru gitmiyorsa tutkulu tribün coşkusu da bir yere kadar. Ne denli topa daha çok sahip olan, daha fazla atak yapan, rakibe baskı yaparak hataya zorlayan bir takım olsanız da; etkili pas akışıyla pozisyon üretip gole dönüştüremiyorsanız, alandan tatsız; sevimsiz duygularla ayrılırsınız. Trabzon atakları sayıca daha azdı ama olgun ve etkiliydi. Göztepe kalesi önünde geniş alanlar buldular, kaleyi karşılarına aldılar, şutladılar, gollere ulaştılar. Göztepeli futbolcular alanı dengeli ve orantılı paylaşamadılar. Basarken karşı ataklarla sorun yaşadılar, golü yediler. Takımın hırsını, kazanma isteğini elbette gözlüyor, görüyoruz. Lakin yanlış olan şeyler basit değil, yaşamsal. Geçtiğimiz hafta “Aman dikkat! Tehlike geliyor!” gibilerinden bir uyarımız vardı. Şimdi o tehlike çok açık ortada. O nedenle Göztepe bundan sonraki haftalarda ligde kalabilme savaşını verecek.

Fatih Tanfer: Göztepe’nin Trabzonspor karşısında aldığı mağlubiyet sonrası 25 puanla, puan cetvelindeki yerini görmek gerçekten sevenleri ve bizler için hayal kırıklığı yarattı.Maçın 15. dakikasında, maçı beraber seyrettiğim Süavi Yardımoğluyla takım boyunun ne kadar uzadığını, 3 pas yapılamadığını, sadece yumuşak ve teknik özellikleri öne çıkan oyuncularla maçın kazanılamayacağı gerçeğinin tespitini yaptık. Maalesef gerçekleşti. Göztepe, rakibi bezdiren pres ve mücadele anlayışını Trabzon’a devretmişti. Hücumlarını ve kenar oyuncularını preste kullandı. Soso ve Yusuf en rahat maçlarını oynadılar. Öyle ki ilk yarının sonuna doğru Soso havadan gelen topu kontrol etmek isterken 2 metre uzaklaştı. Baktı ki Göztepe’den gelen yok, tekrar topa sahip oldu. Göztepe’nin hali buydu.

Göztepe’nin bildiğimiz sert ve sahada mücadeleci karakterini sergileyen oyun anlayışı olsa Trabzon bu kadar rahat oynayıp galip gelebilir miydi? Defansın sağında oynayan Gassama ilk golde, Kadu ise ikinci golde olduğu gibi skoru etkileyen hatalar yaptı. Takımın kötü oynamasının diğer bir nedeni de inisiyatif, yani sorumluluk alamayan oyunculardı. Bazıları da performanslarının çok altında oynadılar.

En önemlisi, takım olarak bir psikolojik çöküntü var. İnanıyorum ki Tamer Hoca geri döndü. Öncelikle hayırlı olsun. Geçtiğimiz yılın başındaki gibi, heyecan ve coşkusu üst düzeyde olan bir Göztepe sahaya çıkaracaktır. Bilgisiyle birlikte, gerektiğinde risk almasını bilen bir teknik adam olarak; arzulanan Göztepe’yi oluşturup hızla tehlike bölgesinden uzaklaştıracaktır. Son sözüm de Göztepe’yi sevenlere; takımın kritik ve zor günlerinde her zamankinden fazla destek ve sevginize ihtiyacı olduğu lütfen unutulmasın.

Mehmet Demirtaş: Geçtiğimiz sezon göstermiş olduğu performansı mumla aratan Göztepe, evinde ağırladığı Trabzonspor karşısında yine hayal kırıklığı yaşattı. Rakibin 4 yıldızından mahrum, sadece 16 futbolcusuyla puan ikram etmeye geliyor ancak özellikle bal yapmayan arı Jerome, Yasin, Kadu ve de onların formsuzluğuna eklenen oyuncu grubuyla fırsatı elinin tersiyle itiyorsun. Daha lig bitmedi, fikstür avantajı da Göztepe’den yana ancak başarı için en önemlisi sahada verilecek olan mücadele. Tamer Hoca yuvaya geri döndü. Geçtiğimiz sezon Avrupa hayalleri bile kurdurtan Tamer Hoca’nın elinde sihirli değnek yok. Kadroda ortada ancak moral, motivasyon en önemlisi mental destek ve taraftarın gücüyle pes etmeyen Göztepe’yi izleyeceğimize, korku dolu günlerden uzaklaşacağımıza inanıyorum.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgili Haberler

Göz Atın

Kapalı
Kapalı