“Geçmişten günümüze değerlerimiz konuşuyor” Zafer Bilgetay, “Büyük Altay’a hizmet benim için şerefti”

Milliyet Ege Spor Servisi, yine bambaşka bir yayın formatı ile sizlerle. Türk futbolunun ve İzmir futbolunun iz bırakan isimlerini, Milliyet Ege Spor Müdür Mehmet Demirtaş ve yazar Fatih Tanfer, sizlerle buluşturuyor.

  • Futbol kariyerine Ankara Petrol Ofisi’nde başladı. Genç Milli Takım’da yer aldı ve ülkemizi Avrupa üçüncüsü yapan kadroda bulundu. tam 10 yıl Altay forması
    giydi. birçok takımda hocalık yaptı. O, Altay’ın efsanesi ‘Zagor’ Zafer Bilgetay…
  • Siyah beyazlı forma için futbolculuk ve hocalık kariyerinde yılmadan hep savaştı. Mücadeleden vazgeçmedi, sayısız başarısıyla taraftarın sevgilisi oldu
  • ”Ülkemizde yerli teknik direktörlerin performansı çok ilerledi. Çağlar Söğüncü ve Cengiz Ünder gibi gençlerimizi gördükçe, gelecek adına umutlanıyorum

Koronavirüs salgını nedeniyle spor müsabakalarına verilen arada Milliyet Ege Spor Müdürü Mehmet Demirtaş ve usta kalem Fatih Tanfer, güzel tarihin tozlu yapraklarını sizler için karıştırmaya devam ediyor. “Geçmişten Günümüze Değerlerimiz Konuşuyor” köşesiyle Türk futboluna hizmet etmiş, İzmir sporuna adını altın harflerle yazdırmış isimlerin hikayelerini, siz sporseverlere sunuyor. Türk futboluna ve Milli Takım’a hizmet eden, Altay’ın en önemli sporcuları arasında gösterilen, aktif futbol yaşamından sonra birçok takımda hoca olarak görev alan Zafer Bilgetay, spor yaşantısını, unutamadığı anılarını, Türk futbolunun bugünkü durumunu sizler için anlatıyor. Keyifli okumalar…

  • Sevgili Zafer Bilgetay, bize kendinizden bahseder misiniz?

1956 yılında İzmir-Seferihisar’da doğdum. 1973 yılında Ankara Petrol Ofisi’nde futbolculuk kariyerime başladım. 1974-75 sezonunda Genç Milli Takım’da oynadım. O sene büyük bir başarıya imza atarak Avrupa’da 3.‘lük elde etmiştik. Daha sonra Altay’a transfer oldum. 1974-75 sezonunda Altay kariyerime başladım. 1985 yılına kadar da bu şanlı formayı giymenin gururunu yaşadım. Daha sonra 2 yıl Bakırköyspor’da forma giydim. 1989 yılında da antrenörlüğe başladım. Antrenörlük benim için çok uzun bir yolculuk oldu. 2015 yılına kadar farklı takımlarda farklı görevler üstlendim. Altay’da altyapı sorumlusu, teknik direktör, Altınordu’da idareci ve iki dönem antrenör olarak çalıştım. Daha sonra Karşıyaka, Mersin İdman Yurdu, Pazarspor, Petkimspor, Denizli Belediye’de görev aldım. Bucaspor’da altyapı sorumlusu oldum. Futbolu dolu dolu yaşadığım için çok mutluyum.

  • Unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

Tabi futbolculuk ve antrenörlük hayatım uzun sürdüğü için ardımda birçok anı bıraktım. Örneğin 1982-83 sezonunda Altay’da oynuyordum. Yanılmıyorsam sezonun sondan 3. maçıydı. Orduspor’a karşı oynuyorduk. Dakikalar 80’i gösterirken 1-0 mağlup durumdaydık. Antrenörümüz beni forvet bölgesine çekmişti. Karşılaşmanın son 2 dakikasında 2 gol birden attım ve takımımın maçı kazanmasını, aynı zamanda ligde kalmasını sağladım. Antrenörlük dönemimde de Denizli Belediyespor’da unutamadığım bir anım vardı. Aliağaspor ile şampiyonluk çekişmesi içerisindeydik. Onlarla karşılaştığımız maçta 1-0 gerideydik. Son dakikalarda da bir penaltı kazanmıştık. Ancak oyuncularım, bu penaltı vuruşundan yararlanamamışlardı. O an çok üzülerek yıkılmıştım. Oyuncularım büyük bir mücadele örneği sergilemiş ve son dakikalara 2 gol sığdırıp maçı 2-1 kazanmıştık. O karşılaşmada birçok duyguyu aynı anda yaşamıştık. İnanılmaz bir maçtı. Ayrıca 1980 yılında Altay forması giyerken Galatasaray ile İstanbul’da oynamış, Türkiye Kupası’nı kazanmıştık. Bunu da unutamam.

  • Yeni nesile önerileriniz var mı?

Benim için disiplin, her şeyden önce geliyor. Öncelikle buna dikkat etmelerini öneriyorum. Bireysel idmanlarını aksatmadan çalışmalılar. Bunun yanında, akılları her zaman futbolda ve sahada olmalı. Kendilerini futbola vererek çalışmalılar. Yaptıkları işi yani futbolu çok sevmeliler. Bu iş sevgisiz olmaz. Bizim dönemimizde bireysellik ön plandaydı. Şimdi olay, takım oyununa döndü. Bu dönemde zaman ve alan yok. O yüzden takım ruhunu benimseyerek bu oyuna ayak uydurmalılar. Arkadaşlarıyla birlikte organize olarak takımlarını nasıl daha iyi noktaya taşıyacaklarını düşünmeliler. Takım olmak çok değerlidir. Buna yönelik çalışmalarını sürdürmeliler.

  • Türk futbolunun bugünkü durumunu değerlendirir misiniz?

Ben ülkemizde antrenörlüğün geliştiğini düşünüyorum. TFF, açtığı kurslarla eğitimlere bir ivme kazandırdı. Teknolojiyle birlikte büyük gelişmeler yaşandı. Olaya futbolcular bazında bakacak olursak, Türkiye Milli Takımı’nın değeri çok arttı. Yurt dışında oynayan futbolcu sayımız her geçen gün fazlalaşıyor. Çağlar Söyüncü, Cengiz Ünder, Okay Yokuşlu, Ozan Kabak, Yusuf Yazıcı, Cenk Tosun gibi değerlerimiz göğsümüzü kabartıyor ve aynı zamanda ülkemizin değerini yükseltiyor. Demek ki gençlerimiz, kendilerine iyi bakarak gelişim gösterebiliyormuş, bunu gördük. İdareci gözünden baktığımız zaman ise ben bu dönem ülkemizde bu işin çok zorlaştığını görüyorum. Çok özveri gerekiyor. Çağdaşlığı yakalamaları lazım. Ülkemizde de her geçen gün bu iş daha kaliteli oluyor. Bence futbolumuzdaki en büyük sorun, menajerlerin araya girmesi. Ülkemizde bu durum, antrenörleri zora sokuyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Haberler

Başa dön tuşu